Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşan Emine Erdoğan, çevre kirliliğine neden olan tekstil ve moda endüstrisine dikkat çekerek sürdürülebilir üretim çağrısı yaptı. Döngüsel ekonomi ve bilinçli tüketim vurgusu öne çıktı.
Sıfır Atık Hareketi’nin küresel etkisi büyümeye devam ederken, Türkiye’nin öncülüğünde kabul edilen Uluslararası Sıfır Atık Günü bu yıl yeniden dünya genelinde farkındalık etkinlikleriyle kutlandı. Bu özel günde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda düzenlenen etkinlikte konuşan Emine Erdoğan, çevresel sorumluluğun sadece bireylerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda sektörlerin ve üretim modellerinin de büyük bir dönüşüm geçirmesi gerektiğini vurguladı.
Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı sıfatıyla konuşan Emine Erdoğan, dünyadaki doğal kaynakların hızla tükendiğini ve özellikle moda ile tekstil sektörlerinin bu krizde büyük pay sahibi olduğunu dile getirdi. Kısa ömürlü tüketim alışkanlıklarının doğaya ağır faturalar çıkardığını ifade etti.
Hızlı Moda Anlayışının Zararları
Konuşmasında her saniyede bir kamyon dolusu kıyafetin ya yakıldığını ya da çöpe atıldığını belirten Emine Erdoğan, tekstil atıklarının doğaya ciddi zarar verdiğini söyledi. Giysi israfının sadece çevreye değil, su kaynaklarına ve enerjiye de ciddi zarar verdiğini belirterek, tüm dünyayı bu konuda daha bilinçli adımlar atmaya çağırdı.
Özellikle hızlı modanın teşvik ettiği aşırı tüketim alışkanlıklarının geri dönülmez zararlara yol açtığını ifade eden Erdoğan, kıyafetlerin yeniden değerlendirilmesi, ileri dönüşüm ve paylaşım ekonomisi gibi alternatiflerin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.
Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Vurgusu
Sürdürülebilirliğin yalnızca bireysel davranışlarla değil, sistemsel dönüşümlerle mümkün olacağını belirten Emine Erdoğan, konuşmasında döngüsel ekonomi kavramına geniş yer verdi. Üretimden tüketime kadar her aşamada atığı azaltan sistemlerin kurulması gerektiğini vurguladı.
Tekstil sektöründeki üreticilere seslenen Erdoğan, sürdürülebilir hammadde kullanımı, çevre dostu üretim teknikleri ve geri dönüşüme açık tasarımların artık kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Aynı zamanda, moda dünyasının trend yaratma gücünün çevre dostu alışkanlıkları yaygınlaştırmak için de kullanılabileceğini hatırlattı.
Türkiye’nin Sıfır Atıkta Geldiği Nokta
Konuşmasında Türkiye’nin sıfır atık politikaları kapsamında elde ettiği kazanımlara da değinen Emine Erdoğan, milyonlarca ton atığın geri dönüştürüldüğünü ve bu sayede milyonlarca ağacın kesilmekten kurtarıldığını belirtti. Uygulanan politikalarla su tasarrufu, karbon salımının azaltılması ve ekonomik kazanımlar elde edildiğini söyledi.
Sıfır Atık Hareketi’nin yerel bir çevre projesinden küresel bir bilinç hareketine dönüşmesinde Türkiye’nin oynadığı rolün altını çizen Erdoğan, bu başarının yalnızca devlet politikalarıyla değil, halkın katılımı ve bilinciyle mümkün olduğunu ifade etti.
Gençlere ve Moda Endüstrisine Açık Mesaj
Genç nesillere de seslenen Emine Erdoğan, çevre duyarlılığının eğitimle başladığını ve yeni kuşakların bu dönüşümün merkezinde olduğunu söyledi. Moda tasarımcılarına da çağrıda bulunarak çevre dostu koleksiyonlar oluşturmaya, doğal kumaşlar ve sürdürülebilir malzemeler kullanmaya teşvik etti.
Emine Erdoğan’ın şu sözleri dikkat çekti: “Estetik anlayışımız, yaşam tarzımızı ve tüketim biçimimizi belirliyor. O hâlde yeni estetik anlayışımız, doğayla uyumlu bir yaşamı temel almalıdır.”
Tüm Dünyaya Ortak Çağrı
Konuşmasının sonunda çevre krizinin sadece gelişmiş ülkelerin değil, tüm insanlığın sorunu olduğunu hatırlatan Erdoğan, adil ve kolektif bir mücadele çağrısı yaptı. “Dünya beşten büyüktür” vurgusuyla, gelişmekte olan ülkelerin de çevresel karar mekanizmalarında daha fazla söz hakkı olması gerektiğini dile getirdi.
Emine Erdoğan, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak adına herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini vurgularken, uluslararası dayanışmanın önemine dikkat çekti.